10 günlük gezi planımın ilk durağı Bratislava'ya önceki gece 21.30 da vardım. Samsun hava alanı kadar küçük hava alanından 61 numaralı otobüse binip tren garına vardığımda bir Anadolu şehrinde gibiydim ki fikrimi kayakdan dönen Slovakyalı geçler değiştirdi. Herkes moda dergisinden çıkmış gibiydi ve çok iyi İngilizce konuşuyorlardı. Geceyi Vegas Hostel'de geçirdikden sonra sabah 07.00 de kalkıp şehiri dolaşmaya çalıştım. Karlar altında şirin bir şehirdi, insana başka bir dünyadaymış hissi veren. Budapeşte'ye gitmek üzere 10.45 'de şehirden ayrıldım.
Bratislava
Çarşamba, Şubat 10, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
2/10/2010 12:18:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Dikkaaat Yeni Blog !
Bazen yazmayıp sadece görseller koymak istiyorum ama blogger bunun için pek uygun değil. Tumblr'da yeni bir blog açtım; http://cinkobeyazi.tumblr.com/
Yazcaklarımı yine buraya yazıcam ama paylaşmak istediğim olur olmaz şeyleri oraya koyucam.
Pazartesi, Şubat 01, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
2/01/2010 11:49:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
erkekler ne ister
Cumartesi, Ocak 30, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
1/30/2010 03:42:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Pazartesi, Ocak 25, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
1/25/2010 05:15:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
owl in flight
Pazar, Ocak 24, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
1/24/2010 04:36:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Amsterdam'ı anlatmayan bir yazı
Blogu açtıktan sonra, gittiğim şehirlerin hepsini yazdım neredeyse ama Amsterdam'dan bahsetmemişim ki benim için zor sanırım yazmak. Bir şehri güzel yapan şey o şehirde ne yaşadığınızdır. Amsterdam'a ilk 2007 yılında gitmiştim. Benim için turistik bir şehirden başka bişey ifade etmemişti. Tabi ki çok güzel bir şehir ama Berlin'den gittiğim için mi yoksa o zamanın parasıyla 500 TL verdiğim cep telefonumu indirim çılgınlığına kapılıp kabinde unuttuğum ve bütün gün ardından gözyaşı döktüğüm için mi bilinmez çok da etkilenmemiştim. Gerçi yüksek lisansı kazandığımı da aynı gün öğrenmiştim ama telefona üzülmekten habere sevinemedim..
İkinci gidişim ise 2 günlüğüne oldu ama benim için şehrin anlamını tamamen değiştirdi, dediğim gibi yaşananlar...Sanırım bir daha da gitmek istemiyorum. Son anlamı neyse o kalsın aklımda yada Voldenpark'da bir bahar akşamını unutturacak daha güzel bir vesile olsun.
Çarşamba, Ocak 20, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
1/20/2010 04:09:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Firenze- Floransa

Bu blog iyice gezi bloguna döndü ama napalım şu an buna odaklanmış durumdayken Floransa'yı da aradan çıkarayım.
Çok söyleyeceğim bişey yok, Benim için Floransa Santa Maria del Fiore'nin kubbesiydi. Şimdi buna ponte Vechhio, Piazza del Signore ve bir sürü meydan katıldı. Ayrıca hayalimdeki İtalya Floransa'ymış, insan kendini Ortaçağda hissediyor. Zeytin ağaçları da dekoru tamamlıyor ki çok severim.
Gönderen
selma
zaman:
1/20/2010 03:53:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gezmek
S.P.Q.R
Koca Roma şehri için ne yazsam olmayacak. Her yerde mi meydan, anıt, çeşme, dikili taş, tarihi bina olur? Collessium var, Konstantin kapısı var, Pantheon var, Forum Romana var, Piazza Venezia var, Trevi Çeşmesi var, İspanyol Merdivenleri var, Piazza Noavana var, Piazza Popolo var, Trastavere var, Tiber Nehri var en önemlisi San Pietro Meydanı, Vatikan ve Vatikan'ın içinde Sistine Şapeli var. Daha neler neler ama artık insan göremez oluyor; yine mi çeşme, yine mi dikilitaş diyorsunuz.
Bu yüzden bütün bu yüce şeyleri bırakıp ilgimi çeken bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum: Roma sokalarında yürüken her yerde S.P.Q.R harflerilerini görüyorsunuz. Yerde, tabelalarda, mazgal kapaklarında, kamu kuruluşlarının kapılarında. S.P.Q.R. yazıyor. Yani, Senatus Populusque Romanus; Roma Halkı ve Senatosu. S.P.Q.R Eski Roma'da cumhuriyet döneminin mutlak yasama ve yürütme organının simgesiymiş, hala şehirde bu kadar var olması güzel, insana tarihi bir şehirde dolaştığını hissettiriyor.


Perşembe, Ocak 07, 2010 |
Gönderen
selma
zaman:
1/07/2010 12:30:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gezmek
Uzak Doğu Sineması


Film müzikleri ararken aklıma 2046'nın müzikleri geldi. Wong Kar Wai'nin bütün film müzikleri çok güzel. Ordan aklıma Ang Lee 'nin "Crouching Tiger Hidden Dragon" ( Kaplan ve Ejderha) adlı filmi geldi. İlk izlediğimde çok heyecanlanmıştım, bir de o zamanlar tai chi yapıyordum. Sonra asıl en güzeli Hero aklıma geldi, yönetmen Zhang Yimou, bir aşırılandım bunlara hemen müzikleri buldum. Şimdi müzikler eşliğinde de bunu yazıyorum. Hero'nun muhteşem trailerını koyacaktım youtubedan ama nasıl yapılıyor bilmiyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=hv3u8-Mq08Q
Cumartesi, Aralık 26, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/26/2009 08:34:00 PM
1 yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: takıntı
hayatta güzel tasarımlar var
Perşembe, Aralık 24, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/24/2009 01:42:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
TEZ YAZMAK
Bu tezi yazamazsam tezeği avuçla yedim resmen....
Salı, Aralık 22, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/22/2009 08:23:00 PM
1 yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
bu seneki yeni yıl ağacım...
Pazartesi, Aralık 21, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/21/2009 12:42:00 AM
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Como
Como Gölü deyince herkesin aklına ilk gelen George Clooney sanırım. Benim aklıma bir de Erdal Acar adındaki Türk işadamı geliyor. Bir gün gazetede George Clooney ile bunun fotolarını görmüştüm. Altta kendisinin Como gölünde George'un partisine davet edildiği ve hatta bir saat hediye ettiği yazıyordu. Bir hafta sonra fotoğrafın photoshop olduğu ortaya çıkmıştı.
Como Milano'ya 1 saat uzaklıkda çok güzel, çok şirin bir kasaba, Y şeklindeki gölün bir ucunda. Yaz sezonunda Como'dan kalkan teknelerle bütün göl gezilebiliyor, etrafında birbirnden güzel bir sürü küçük kasaba var. Ben ilk geldiğimde bu teknelerle Menaggio'ya gitmiştim. Yol boyunca Alp dağları eşliğinde uzun güzel bir gezi olmuştu. Bu sefer ki gidişimde ise fenikülerle tepeye çıktım. Feniküler dediysem Karaköy- Tünel gibi birşey değil, çok dik ve uzun mesafe çıkarken insanın ödü kopuyor ama değiyor yukarıda çok güzel bir köy var.
Cumartesi, Aralık 19, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/19/2009 06:56:00 PM
4
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gezmek
İspanyol Modası

Barselona'da vitrinleri rengarenk kıyafetler süslüyor. Öyle böyle rengarenk değil... Üstelik birsürü desen bir arada kullanılmış. Nasıl desem bilemiyorum; bizde biri giyse anlam veremeyiz. Bir de her yerinden düğme, bişeyler sarkıyor. Aslında Barselona da öyle bir şehir,karışık, renkli süprizerle dolu. Gaudi'nin masallardan fırlamış binalarını elbise yapmışlar sanki..
Cuma, Aralık 18, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/18/2009 10:46:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gezmek
creating action kit
Şehirler renklensin istiyoruz, ama köpek boku ve tükürükle değil..
Milano'da yerlere bakmadan yürürseniz bu ikisinden birine basma ihtimaliniz yüksek, biz de bir kaçını işaretlerdik.
Action kitimizle siz de şehrinizde istediğiniz şeye dikkatleri çekin!!!
proje: selma- berçin
fotolar: berçin
Gönderen
selma
zaman:
12/18/2009 05:28:00 PM
2
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: sanat
ABBONDİO


La Rinascente Duomo'nu yanında bir alışveriş merkezi. En üst katında restorantlar ve bir market var. Bugün orada 1889'dan beri efsane olmuş Abbondio adlı Italyan meşrubat markasıyla karşılaştım. "Pin up" şişelerinin hepsini biriktirmek istiyorum.
Cuma, Aralık 11, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/11/2009 12:24:00 AM
3
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: hayat
immocolata concezione
Bugün bayram, Meryem'in hamile kalması kutlanıyor. Sabah ben de evdekilerle Duamo'ya ayine gittim. Gotik bir katedralin uhreviliği içerisinde ayin yapıldı. Ben ne bir şey anladım, ne birşey hissettim. Televizyon izliyor gibi izledim olan biteni. Bir oturup bir kalkdık, arada bir kere el sıkışıldı, bir kere diz çöküldü, papazlar birşeyler okudu, yaklaşık otuz kişi sahnede dönüp durdu, takke taktılar, çıkarıp başka bir başlık taktılar; asa vediler, kitap açtılar, tütsü salladılar. Sonunda bir grup kominyon için sıraya girdi, çocuklar ilahi okudu, ayin bitti.
Evde ise ziyafet vardı, haddinden fazla yeme içme. Ayıp olacak anlatmak ama İtalya'da bayramda ne yenir ona örnek olsun diye yazacağım; İlk önce aperatifler; patlıcan kabak ızgara, mozzerellalı ve zeytinli kızarmış toplar, pizza, tonbalıklı, domatesli ve bilmediğim birşeyli kanepe, patlıcan, enginar, biber, peynir, sucuk... üstüne lazanya yenildi, üstüne deniz mahsüllü risotto. Tatlıyı henüz yemedik herkes patlamak üzere...
Salı, Aralık 08, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/08/2009 06:04:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: hayat, yemek-içmek
uykuuu girdiii bedeneee
Gönderen
selma
zaman:
12/08/2009 01:13:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: hayat
la Biennale di Venezia 2009- 53rd International Art Exhibition -Making World
Pazartesi, Aralık 07, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/07/2009 02:13:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: sanat
Pazar, Aralık 06, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/06/2009 07:21:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
need
Cuma, Aralık 04, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/04/2009 02:10:00 AM
1 yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Gianni Colombo


Bugün Gianni Colombo sergisini görmeye Castello di Rivoli'ye gittik. Colombo kinetik, fizik, elektronik ve manyetik devrelerle iş yapan ünlü bir İtalyan sanatçı. Sergide fotoğraf çekmek yasakdı o yüzden başka yerlerden bulduğum fotoları ve colombo'nun resmi sitesinin linkini koyuyorum.
Çarşamba, Aralık 02, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
12/02/2009 11:40:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Milano nooo.......
Milano'da hava hep gri, şehirde görülecek yerler sayılı, şehrin en popüler yerlerinden biri Navgli bildiğin kurumuş bir dere. Burayı anlatmak için başka ne desem bilemiyorum. Şehir merkezi hariç bütün yerleşim sitelerde, yazın sivrisinek kaynıyormuş, çok pahalı bir şehir üstelik. Bir ben değilim burayı böyle gören, kimse bayılmıyor buraya.
Burada Isola Art Center adında bir sanat grubu var. Şehrin Isola adlı bölgesinde o bölgenin insanlarıyla sanat çalışmaları yapıyorlar. İsola bir koro oluşturmuş ve Milano'yu yerden yere vuran bir şarkıyı şehrin çeşitli yerlerinde söylemişler.
İşte linki; http://undo.net/eventinvideo/164/
Cumartesi, Kasım 28, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
11/28/2009 08:47:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Julie Morstad



çok beğendim...
http://www.juliemorstad.com/
Salı, Kasım 17, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
11/17/2009 11:46:00 PM
3
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Venedik-İstanbul
Venedik Bienali 22 Kasımda kapanıyor. Bugün günü birlik bienali görmeye gittim. Bienali görmek içi gittiğim yer de Venedik ve ilk defa gidiyorum. Bienale mi koşsam, Venedik'e mi baksam bilemedim.
Hep gittiğim şehirleri İstanbul'la kıyaslıyorum, galiba daha güzelini görmedim. 20 Milyon elimizden geleni yapıyoruz hala güzel, hala güzel. Venedik'i de ikinci sıraya mı koysam yoksa daha anlamadım biraz yaşasam 1 numara olur mu acaba derken San Marco Meydanı'na gelmişim.
Bir de baktım meydan da kocaman bir ilan hem de bütün meydana hakim, resmen İstanbul kendini hatırlatıyor sırayı vermemek için. Sanki iki şehir birbirine çok yakışıyor gibi geldi. Maalesef Venedik'in ömrü azaldı, sular altında kalacağı söyleniyor umarım İstanbul'u bekleyen felaket de onu tamamen yok etmez.....
Cumartesi, Kasım 14, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
11/14/2009 01:15:00 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gezmek
HELVETİCA

Meğer "helvetica " adlı fontla yıllardır yaşıyormuşuz , bir efsaneymiş ve benim bugüne kadar bundan haberim yokmuş.
Helvetica adı Helvetiadan geliyor, Helvetia İsviçrenin kendine verdiği isim. Fontu 1957 yılında Max Miedinge tasarlamış ve 2007 yılında tasarlanışının 50 yılı kutlanmış ve bir de belgesel çekilmiş. En ilginci de Microsoft'un pahalı bulup bu fontu almaması ve ona çok benzeyen Arial'ı tasarlaması bence.Ben de bu yazıyı arialla yazdım malesef, burada da helveica olmadığı için
Ayrıntılar için; http://www.helveticafilm.com/
Salı, Kasım 10, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
11/10/2009 11:35:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: sanat
TODAY
TODAY Berçin Damgacı'nın görsel günlüğü, hergün bu günlüğe yeni görüntüler ekliyor. Çok yakında Blog olarak yayınlanıncak, şimdilik bir iki fotoğrafla yetinelim..

Çarşamba, Kasım 04, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
11/04/2009 10:51:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: sanat
Cox 18
Burada eğitim sistemi farklı. İlk iki hafta seminerler var. İlk seminer Vhalos Vangelis adlı bir sanatçı ileydi. Vhangelis'in şu anda İstanbul Bienali'nde de bir işi var.
Proje; içinde kitapçı, club ve burayı asıl önemli yapan ünlü İtalyan yazar Prima Moroni'nin 1971 yılında kurulan arşivi olan ve bir toplum merkezi gibi çalışan, cox 18 adlı mekanla ilgilydi. Milano'da dolaşırken bazı binaların pencerelerinde "I love cox 18" yazan bayraklar ya da duvarlarda yazılar görebilirsiniz. Burayı efsaneleştiren olay; işgal edilmiş ve yıllardır bu şekilde yaşayan bu mekanı 2008 'de polisin aniden basıp dağıtması olmuş. Bu olay şehirde büyük bir tepki uyandırmış ve direnişe yol açmış, bu direnişin sonucu olarak şu anda Cox 18 hala aynı yerinde yaşamaya devam ediyor, alternatif bir eğlence mekanı görünümünde ...
Cox 18 le yaptığımız projede, hiç bilmedğimiz bir mekandan, mekanın birincil işlevinin dışında neler çıkartacağımıza odaklandık. Benim kişisel olarak ilgilendiğim konu dışarıyla içerisi arasındaki ilişki oldu; çevredeki insanların mekana bakışlarından çok mekandan dışarıya nasıl bakıldığı ve dışarıya ne kadar açık oldukları....
Cuma, Ekim 30, 2009 |
Gönderen
selma
zaman:
10/30/2009 07:49:00 PM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: sanat






